KISA KISA

PARTNERİNİZİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMAK NE KADAR SAĞLIKLI?
Romantik ilişkilerin başında aşk ve bağlanmayı sağlayan bazı kişisel özellikler, zamanla çiftler arasında pek çok kavganın, öfkenin, saldırgan davranışların nedeni olmaya başlayabiliyor. İlişkinin başında partnerler birbiriyle anlaşma sağlamaya ve işbirliği yapmaya yönelik davranışlar sergilemeye eğilimliyken, zamanla bunların azaldığını ve hatta ciddi şekilde olumsuz bir yöne kaydığını görebiliriz. Bunun nedeni ise çiftlerin kişilik özelliklerinin zaman içinde bir değişim geçirmiş olması değil, algılarının hatalı hale gelmeye başlamasıdır. Örneğin, ilişkinin başında kişi çoğunlukla partnerinin olumlu özelliklerine odaklanırken, zamanla bunları görmezden gelmeye başlar; hatalarına, hoşlanmadığı alışkanlıklarına dikkat etmeye eğilim gösterir. Hatta bunu meşrulaştırmak için “senin iyiliğin için” veya “seni sevdiğim için” sözlerini sıklıkla kullanır ve hatalarını, zayıf yönlerini dile getirme nedeninin bunlar olduğunu söyleyerek partnerinin değişmesini bekler. Ancak ilişkilerde partneri eleştirerek, hor görerek, hatalarını ardarda sayarak değişmesini istemek ve bu beklenti içinde ilişkiyi yürütmeye çalışmak neredeyse ilişkiye hiç bir katkı yapmayan bir yaklaşımdır. Bu tarz bir tutum, karşı tarafta öfke ve savunmayı tetikleyen başlıca malzemelerdir. Daha sağlıklı bir yaklaşım ise, öncelikle beklentileri mantıklı bir seviyede tutmak ve yargılamalardan mümkün olduğunca kaçınmaktır. Partnerinizde zamanla unuttuğunuz olumlu özellikleri yeniden görmeye çalışmak, kendisinde hoşunuza giden şeyleri onunla paylaşmak, minnet duyduğunuz noktalara değinmek, sizinle farklı görüşe sahip olsa da hoşgörülü olabilmek ve farklı düşünceleri onu kırmayacak bir tutumla dile getirmek ve mükemmeli aramamak, daha sağlıklı bir ilişki için önemlidir. Yani daha esnek bir tutum içine girmek, partnerinizin davranışlarını ve alışkanlıklarını kontrol etme çabanızdan daha iyi sonuç verecektir. Birini, onu eleştirerek ve sürekli yakınarak değiştirmemiz neredeyse imkansızdır. Ancak onu cesaretlendirerek, olumlu ve güçlü yanlarını kullanması konusunda ona destek olarak çeşitli davranış değişiklikleri yapmasına yardımcı olabiliriz.
ÇOCUĞUM 2 YAŞINDA: 2 YAŞ SENDROMU İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
Eda Öçkoymaz
Çocuğunuz 2 yaşında ve her şeye hayır mı diyor? Endişelenecek bir durum yok, çünkü çocuğunuz normal bir süreçten geçiyor. Çocuk gelişiminde anne babaların en zorlandıkları zamanlardan biri olan bu dönemde sergilenecek etkili davranışlar sayesinde bu dönem daha rahat bir şekilde geçirilebilir. Bu dönem gelişimsel olarak çocukların özerklik dönemi olarak kabul edilir. Bağımsız olmak isteyen çocuk, “Ben yaparım!”, “Bu benim!”, “Hayır!” gibi sözcükleri sıklıkla kullanma eğilimindedir. Kendilerinden ve ne yapacaklarından emindirler. Bu dönemde çocuğunuz uyumamak için direnebilir, yemek yemeyi reddedebilir, yetişkinlerin sözlerini dinlemeyebilir, öfke nöbetleri geçirebilir, kendisini yerlere fırlatabilir, başını bir yerlere vurabilir, söylenenlerin aksini yapabilir, size veya arkadaşlarına vuruyor olabilir. Bu süreçte çocuğa kızmak, bağırmak ya da duruma ilgisiz kalmak çocuğun daha çok sinirlenmesine yol açabilir ve gelişimini olumsuz etkileyebilir. Yapılması uygun olabilecekler ise sakin kalmak, çocuğun dikkatini çekmek, yumuşak bir dille konuşmak ve anlaşıldığını ona göstermektir. Bu dönemde çocuğa ilgi göstermek, onun dilinden konuşmak, ona sadece “yapma” demek yerine ne yapmasının doğru olacağını söylemek önemlidir. Herhangi bir çatışma durumunda çocukla zıtlaşmak ve saldırgan bir tutum içine girmek yerine, çocuğa uygun olan davranışların gösterilmesi daha uygun olacaktır. Bu dönemde duygularını kontrol etmekte zorlanan çocuklarda, bağ kurdukları bir nesne (battaniye, oyuncak vb.), yeni durumlarla ve güçlü duygularla başa çıkmalarında yardımcı olur. Ayrıca çocuğun soru sormasına, nesnelere dokunmasına, duygularını ve kendini ortaya koymasına olanak tanınmasının, çocuğun sağlıklı gelişimi açısından son derece önemli olduğu unutulmamalıdır.


