ZORUNLULUKLARIN ZORLUĞU

Yazan: Psikolojik Danışman Ceren Aktürk
Gün içinde hepimizin aklından yapacaklarımızla ilgili "bugün bu işi bitirmeliyim", "bugün mutlaka bu işi yapacağım" gibi düşünceler geçer. Kendimize koyduğumuz bu kurallar bir noktaya kadar işlerimizi planlamamıza yardımcı olsa da, diğer taraftan bazı sıkıntıları beraberinde getirebilir. Artık kendimize bir kural koymuşuzdur ve düşünmeye başladığımız andan itibaren zihnimiz bu işlerin yapılması gerektiğine inanmıştır bir kere…

Birçok öğrenci, çoğu zaman "bu defa erken başlayacaklarını" ifade etseler de son ana kadar sınava çalışmamayı ya da ödevi yetiştirmeyi teslim tarihinin hemen öncesine bırakmayı seçebilir. Öğrenciler okulla ilgili konularda, yetişkinlerse iş yaşamında birçok şeyi erteleyebilir. Bir çalışmada, bir grup üniversite öğrencisinden, erteleme konusunda kendilerinin veya başkalarının başına gelen hikayeleri anlatmaları istenmiş. Bu hikayelerin hepsinin ortak noktası bu durumun ne kadar can sıkıcı olduğu olmuş. Hepimizin yaşamış olabileceği sınava çok az zaman kala çalışmaya başlama, teslim edilmesi gereken ödevi son anda bitirme gibi durumlar hepimiz için ortak bir kabus olmuş olabilir. Yetişkin yaşamında bu durum genellikle işle ilgili konularda karşımıza çıkar. Tamamlanması gereken raporlar, projeler… Yetişkin hayatı sadece işle de sınırlı kalmayıp, aynı zamanda kişinin eviyle, varsa çocuklarıyla ilgili de birçok sorumluluğu beraberinde getirir.
Erteleme konusuyla ilgilen uzmanlar, bir sorumluluğun yerine getirilmesi gereken durumlarda, nasıl bir yaklaşım sergilediğimizin eyleme geçme durumumuz üzerinde oldukça etkili olduğunu ortaya koyuyor. Sergilenen yaklaşımlarda "bu işi bitirmem gerekiyor" düşüncesi ile "bu işi bitirmek istiyorum" düşüncesinin kişinin motivasyonu hakkında farklı bilgiler verdiğini ve eyleme geçme durumunda farklılıklar yarattığını öne sürüyor. "Bu işi bitirmeliyim", "bu işi bitirmem gerekiyor" gibi zorunluluk gerektiren ifadeler kişide "dış kaynaklı" bir motivasyon yaratıyor. Dış kaynaklı motivasyonun gereklerinden biri, kişinin kendisini kontrol etmesidir. Kişisin kendisi üzerinde kurduğu bu kontrol ise bir süre sonra tükenmeye yol açar. Ayrıca, kişinin kendini kontrol etmesi, bir direncin ortaya çıkmasıyla, tam tersi bir etki de yaratabilir. Kişi tam tersi bir şekilde hareket ederek işlerini ertelemeyi ya da hiç yapmamayı seçebilir. Kişi erteleme davranışı gösterdikçe, olumsuz duygularında artış olur ve içinden çıkılması güç bir döngünün içine girdiğini hissedilebilir. Motivasyonumuzun içsel kaynaklı olduğu zamanlarda ise, kendimizi duruma göre ayarlarız. Örneğin "yapmam gerek" ya da "yapmalıyım" ifadesi yerine "yapmak istiyorum" ifadesini kendimize söylüyor olmak içsel kaynaklı bir motivasyon yaratır. O zaman işimizi içsel bir ilgiyle yapıp, kendimizi zorlamamış oluruz. Böyle durumlarda kendimize koyduğumuz kurallardan kaynaklanan direncin etkisini daha az yaşayıp, enerjimize daha fazla odaklanabiliriz.
Yapmak zorunda olduğumuz konularda, o şeyi yapmak istemeyen tarafımız kadar yapmak isteyen tarafımızı da fark etmek içsel motivasyonumuzu artırır. Sadece kullandığımız ifadelerdeki "zorundayım", "yapmalıyım" gibi cümleleri "istiyorum", "tercih ediyorum" gibi ifadelere çevirebilmek bile yaptığımız işin sorumluluğunu almamıza yardımcı olacağı için harekete geçmeyi de kolaylaştıracaktır.



