ÇOCUĞUM YALAN SÖYLÜYOR!

Sibel Kazar

Okul öncesi dönem çocuklarında gerçek olmayan ifadelere başvurma sıklıkla rastlanan bir durum olmakla birlikte bu noktada yalandan söz etmek güçtür. Çocuğun söylediği yalanı değerlendirirken yaşını ve gelişimini göz önüne almak önemlidir. Çocuklar hayal güçleri geniş olduğundan, olmamış olayları olmuş gibi aktarabilir ve çok fazla hayali konudan bahsedebilirler. Özellikle olayları abartma davranışı sıklıkla görülür. Bununla birlikte ailelerinden gereken ilgi ve sevgiyi görmediğini düşünen çocuklar ise ilgi çekmek adına yalana başvurabilir. Bazen de aileler çocuklarından aşırı beklentiler içine girer. Bu durumda çocuk onların ilgisini ve sevgisini kaybetmeme düşüncesi ile yalan söyleyebilir. Yalan söylemenin diğer bir sebebi de model almadır. Örneğin ebeveyninin yalan söylediğini gören bir çocuk, yalan söyleme eğilimi gösterebilir. Gelişimsel sürece baktığımızda 6-7 yaş civarındaki çocuk yalanın ne olduğunu bilir ve bunun amaçlı bir şekilde kullanır. Özellikle katı disiplin kuralları olan ailelerin çocuklarında, korku nedeni ile yalan söyleme görülebilir. Ayrıca sık eleştiriliyor ve suçlanıyor olması da çocukta yalan söyleme davranışını tetikleyebilir. Önemli olan yalan söyleyen çocuğu suçlamak veya rencide etmek yerine çocuğun neden yalan söyleme gereği duyduğunu anlayabilmektir. Aksi takdirde  “yalancı” etiketi yapıştırılmış olan bir çocuk, bu etiketin gereklerini yerine getirecektir. Bunun yerine çocukla sağlıklı iletişim ve etkileşim kurmakla beraber çocuğa düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilme imkanı tanınmalıdır. Eğer çocuk yalan söylemeyi alışkanlık haline getirdiyse, bu durumdan pişmanlık duymuyorsa ya da istemediği halde kendini durduramadığını söylüyorsa, mutlaka bir uzmana danışılmalıdır.

MÜZİK VE ÇOCUK

Eda Öçkoymaz

Kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlarda adeta bir çeşit terapi, yorgun hissettiğimiz zamanlara dinlenme aracı, özel zamanlarda eğlenme yolu olan müzik; çocuklar için de eğitici ve geliştirici bir özelliğe sahip. Çocukların kendilerini ifade etme ve iletişim kurabilme yeteneklerini geliştirdiği için okul öncesinde müzik eğitiminin önemi büyük.  Müzik eğitiminin çocuğa kazandırdıklarından birisi, dinleme alışkanlığıdır. Üç yaşından sonra çocuklarda oturarak dinleme eğilimi başladığından bu dönemde müzik eğitimi vermek dinleme ve sessiz kalma alışkanlığı kazandırmaya yardımcı olabiliyor. Bunun yanında müzik, çocuğun sosyalleşmesini ve uyum becerisi geliştirmesini sağlıyor. Disiplin ve özgüven kazanması a müzik sayesinde ortaya çıkan bir diğer sonuç. Uzmanlar yaptıkları çalışmalarda, piyano eğitiminin çocukların disiplin, adaptasyon, rahatlama yeteneği, özgüven, sorumluluk, gibi özelliklerin gelişiminde oldukça etkili olduğunu ortaya koymuştur.  Müzik, çocuğun dil gelişiminde de önemli rol oynayabiliyor. Dil, okul öncesi dönemde geliştiği içi bu dönemde şarkılar, tekerlemeler söylemek, çocuk 6 yaşından sonra okula başladığında yazma öğrenimini kolaylaştırabiliyor. Ayrıca beynin erken gelişimine de yardımcı olduğunu söyleebiliriz. Erken müzik eğitimi, özellikle de piyano dersleri, çocukların beynindeki işlem merkezlerini geliştiriyor. Çocukta konsantrasyonu sağlamanın en iyi yollarından biri de yine müzik eğitimidir. Çünkü müzik kendi iç disiplini dolayısıyla, ciddi bir dikkat yoğunluğu gerektiriyor. Müzikle gelişen konsantre olabilme becerisi, çocuğun yaşamındaki diğer alanlara da olumlu yansıyor. Ancak uzmanlar, bu gelişimlerin en iyi şekilde sağlanmasına yardım ettiğinden, klasik müzik ve çocuk şarkılarına ağırlık verilmesi önerisinde bulunuyorlar.

Korto Danışmanlık
Korto Danışmanlık