HİÇ MODUMDA DEĞİLİM!

Psikolojik Danışman Ceren Aktürk

ID-100138328

Muhtemelen hepimizin hayatında olayların üst üste kötü gittiği günler olmuştur. Büyük bir olasılıkla böyle başka günler de olacaktır… Gün içinde yoğun bir şekilde işlerimizi halletmeye çalışırken işlerimizi zorlaştıran tersliklerle karşılaşabiliriz. Bazen bu terslikler bir iki kereyle de sınırlı kalmayıp bütün günümüze yayılabilir, olumsuz olaylar ardı arkasına gelmeye devam edebilir… Böyle günlerde kendimizi “Bugün hiç modumda değilim.” ya da “Bugün bir an önce bitmeli!” cümlesini kurarken bulabiliriz. Belki de içten içe o güne söver, kızarız. Uzmanlara göre bu durum özellikle o günle alakalı değil, kişinin kendisiyle alakalıdır. Yani aslında böyle günlerde beynimizde oluşan bazı kimyasal etkileşimler sayesinde modumuzun iyi olmadığı sonucuna varıyoruz. Diğer bir deyişle, kabahat o gün de değil, aslında beyimizde! Virginia Biassizzo’ya göre duygusal modlarımızdaki dalgalanmalar beynimizdeki kimyasal etkileşimlerle ilgili. Kendimizi mutlu hissettiğimizde beynimiz dopamin salgılıyor ve bu da iyi hissetmemize sebep oluyor. Bu kimyasal etkileşimin seviyesi düştüğünde ise modumuzun iyi olmadığını fark ediyoruz.

Çoğunlukla kişinin duygusal dünyasında biriken bir takım yaşantılar ve sonucunda ortaya çıkan tükenmişlik bazı günlerde kişilerin modunda olmamasına yol açmaktadır. Bu görüş ilk olarak Roy Baumeister ve Mark Muraven tarafından 1900’lü yıllarda ortaya atılmıştır. Üst üste yaşadığımız bir takım zorlu yaşantılardan sonra olaylar üzerindeki kişisel kontrolümüzü kaybedebilir ve yaşadığımız olumsuz olaylara karşı normalde olduğumuzdan daha toleranssız hale gelebiliriz. Normalde bizi çok fazla olumsuz etkilemeyecek olaylara karşı oldukça hassas bir hal alabiliriz. Örneğin, sabah uyandığımızda evde eşimizle/arkadaşımızla yaptığınız bir tartışma bile sabrımızı tükenmeye doğru götürebilir. Sonrasında işe giderken bize yanlışlıkla çarpan kişiye karşı nerdeyse hiç sabrımızın kalmadığını görebiliriz.

depresyon-ve-yemekPeki böyle zamanlarda normalde yaptığımızdan daha farklı şeyler mi yaparız? Kesinlikle evet. Örneğin, kendimizi daha huzursuz ve mutsuz hissettiğimiz zamanlarda daha sağlıksız şeyler tüketiriz. Zihnimiz diğer problemlerle uğraşmaktan oldukça yorulduğu için normalde uzak durduğu fakat kısa vadede kendisine iyi gelebilecek sağlıksız yiyecekleri yemeyi tercih edebilir. Bunun sonucunda ise mod daha da olumsuz etkilenebilir. Araştırmacılar kötü hislerini yatıştırmak için sağlıksız yiyecekler tüketen kişilerin, sonrasında kendilerini daha da kötü hissettiklerini belirtmektedir. Ayrıca sağlıksız yiyecekler tüketmek uyku kalitemizi düşüreceği için uykudan verim almak da oldukça zorlaşır. Kalitesiz bir uyku modumuzun kötü olmasını tetikleyen bir faktör olur. Yani bu durum içinden çıkmakta zorlandığımız bir kısır döngü yaratır.

Her zaman iyi hissediyor olmak pek de gerçekçi bir beklenti değil. Bu yüzden de modumuzda olmadığımız günlere de tolere edebilmeyi öğrenebilmek gerek. Aynı zamanda bu günler kendimize yönelik farkındalık kazanabilmemiz için de oldukça faydalı olabilir. Böyle zamanlarda duygusal dünyamızla bağlantıya geçerek neye ihtiyaç duyduğumuza göz atabiliriz. Kendimize yönelik farkındalık sağlamak ve ihtiyaçlarımızı fark edip, onları karşılayacak adımlar atmak bize daha mutlu olacağımız bir yaşam şansı verir.

   

Korto Danışmanlık
Korto Danışmanlık