MUTLULUĞUN ANAHTARLARI

İpek Şentürk
Araştırmalara göre, mutlu bir yaşamın 4 temel anahtarı var; cinsiyet, karakter, dış etmenler ve yaş. Öncelikle çalışmalar, kadınların depresyon riskiyle erkeklere oranla daha fazla karşılaşmasına rağmen genel olarak erkeklerden daha mutlu olduğunu gösteriyor. Cinsiyetimizin yansıra eğitim düzeyimiz, gelir durumumuz, sağlığımızı ve diğer insanlarla ilişkilerimiz gibi birçok dış etken de mutluluğumuzu belirliyor. Mesela, işsiz olmak bizim için büyük bir üzüntü kaynağı iken evli olmak ruh halimize pozitif bir katkı sağlıyor. Ayrıca eğitimli bireylersek bu konuda daha şanslıyız. Ama bu şansın nedeni eğitimin bize mutluluk getirmesi değil, bize para getirmesi. Çünkü zengin insanlar daha mutlu yaşıyorlar.
Kişilik Özellikleri Mutlu Olmamızı Etkiliyor!
Bahsi geçen faktörlere ek olarak bazı kişilik özellikleri de kişinin mutluluğunu önemli derecede etkiliyor. Mesela, nevrotik kişiler suçluluk, öfke, kaygı gibi duygulara daha açık olduğundan mutsuz olma eğilimindeler. Bu kişilerin negatif duygular taşımasının dışında sahip olduğu bir diğer dezavantaj ise, duygusal zekâlarının düşük olması. Çalışmalar nevrotik insanların diğer kişilerle ilişki başlatmak ve bu ilişkileri sürdürmek konusunda kayda değer sıkıntılar yaşadığını gösteriyor. Bu da mutsuzluklarının en önemli sebeplerinden birini oluşturuyor.
‘Hangi karakter özelliğine sahip insanlar daha mutlu?’ sorusunun cevabı ise dışadönüklük olarak veriliyor. Yani kısaca, -araştırmalara göre- cumartesi akşamlarını tek başına evde oturarak geçirmek yerine partilerde sosyalleşerek geçirmeyi seviyorsanız mutlu bir insan olma olasılığınız çok daha fazla.
Yaşınız Mutlu Olmanın Bir Kriteri Olabilir
Yaşa baktığımızda ise insanların 20’li yaşlardan 40’lı yaşlara ilerledikçe mutluluklarının azaldığını görüyoruz. Orta yaş -40’lı yaşlar ve 50’li yaşların başı- insanların en az mutlu oldukları dönemken, bu dönemden sonra yaşamdan alınan keyif hızla artmaya başlıyor. Peki 45 yaşındaki bir insanla ve 70 yaşındaki bir insan arasındaki bu uçurumun sebebi ne? Bu farkın ne parayla, ne iş durumuyla ne de çocuklar ile ilgisi var. Yaşlı insanların daha mutlu olmalarının sebebi dış faktörlerden çok, yaşadıkları içsel değişim.
Araştırmalar, yaşlıların duygularını kontrol etme ve yaşamdaki talihsizlikleri kabullenme konusunda daha başarılı olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda yaşlı insanlar diğer insanlarla çatışmalara daha az giriyor, anlaşmazlıklara yapıcı çözüm önerileri getiriyor ve en önemlisi de öfkeye kapılarını kapatıyorlar. Yapılan birçok deneye göre mutluluk bizi sadece daha neşeli ve ya huzurlu yapmıyor bizi daha sağlıklı ve başarılı yapıyor. Bu da yaşla artan sağlık problemlerinin ve zayıflayan becerilerin neden olduğu sıkıntıların azalmasında yardımcı oluyor. Sonuç olarak, hayatımız boyunca yaşlanmaktan korkabiliriz çünkü yaşlandığımızda bizi daha zayıf kemiklerin, gözlerin ve hafızanın beklediğini düşünürüz. En fenası da ölüm gerçeğinin artık çok yakınımızda olmasıdır. Ama araştırmalar bize mutluluğun bütün bu kara bulutları dağıttığını söylüyor.
O yüzden belki de yapılabilecek en doğru şey gençliğimizin tadını çıkarmak ama bunu yaparken de yaşlılık günlerimizin bugünden de iyi olacağına inanmak olabilir. İşte o zaman mutluluğa giden yolda umudumuzu kaybetmemiş oluruz.



